Herkesin ofisi bir değil tabii, Friends oyuncularının ofiste kahve keyfi de böyleymiş

Ofiste kahve keyfi için öneriler

Kahve, günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası ve eğer barista değilseniz, kahvenizi muhtemelen içtiğiniz kahvenin çoğunu ofiste, çalışma ortamınızda içiyorsunuz. Ofiste kahveyi keyifli kılabilmek elbette mümkün, sadece birazcık zahmet gerektiriyor. Eğer kahveyi yeteri kadar önemsiyorsanız -ki önemsemelisiniz- bu zahmet çoğu zaman gözünüze batmayacak, hatta keyfinizin bir parçası olacaktır. Emin olun, ofiste kahve deneyiminiz size keyif verdikçe, gününüz daha verimli ve pozitif geçecektir.

 

Otomat dostunuz değildir

Çoğu kurumsal şirketin çalışanlarına ücretli veya ücretsiz olarak sunduğu bir otomat bulunur ofislerinde. Bu otomatlar birkaç tuşa basmanız dışında bir şey beklemezler sizden. Ofiste kahvenin en kolay ve hızlı yöntemidir otomatlar. Birçok farklı seçenek de sunarlar. Çoğu otomat da dışarıdan bakıldığında kalitelidir aslında, Lavazza, Nestlé gibi bilinen ve sevilen markaların imzasını ve kahvelerini, espressodan capuccinoya geniş seçeneklerele sunarlar. Buna rağmen acı ve lezzetsiz olur ama bu kahveler. “Bizim otomat da çok iyi kahve yapıyor” diyen birini duymadım ben henüz (eğer böyle bir otomat bulursanız bana da haber verin).  İşte tam da bu yüzden ofiste kahve keyfi, otomattan olabildiğince uzak durmaktan geçiyor. Yani otomat aslında bir seçenek değil.

 

Bireysel ve zahmetli : Press

 

A photo posted by @kahvefikri on

Not : Şu alete “French Press” gibi bir isim neden konmuş, nasıl benimsenmiş ve neden hiç alternatif aranmamış anlayamıyorum. Fransızlar bile “cafetière à piston” yani “pistonlu kahve demleyici” demiş. İşin kötüsü artık ben de alternatif bulamıyorum ve bu da beni üzüyor.

 

Ofiste kahve için otomata giderken ayaklarınız geri geri gitmeye başladıysa aklınıza ilk gelen çözüm press olur her zaman. Sadece kahveye su ekleyip birazcık bekleyerek kahvenizi demleyebilir, keyifle yudumlayıp hatta demlerken bile ofisin sıradanlığından uzaklaşarak keyif alabilirsiniz. Hele şık bir pressiniz varsa, sadece ona bakmak bile hoşunuza gidebilir. Ama mutfaksız bir ofis ortamında temizlemesi oldukça zor olacak, hele üşengeç ve yoğun biriyseniz, içinde unuttuğunuz kahve küflenecek, sizi kahveden soğutacaktır. Kısacası press biraz kısa vadeli bir çözüm, sizi otomattan tamamen kurtarmaya aday değil. Tabii, press kahvesi tutkunu iseniz o durum başka. Ben de ofiste kahve yolculuğuma press ile başlamıştım.

 

Press : Artılar 

  • Kahvenizi demlerken keyif alırsınız, sabah ritüeliniz daha renkli ve eğlenceli olur.
  • Taze demlenmiş kahvenizi masanızda demleyip hazırlayabilirsiniz.
  • Zift gibi veya bol süt tozlu bir kahve yerine daha yumuşak içimli ve lezzetli bir deneyimle güne başlarsınız.
  • Gürültüsüz.
  • Bütçe dostu.

Press : Eksiler

  • Otomatta bir tuşa basıp 1 dakikada kahvenizi yudumlamaya başlarken press ile demlediğinizde hazırlama ve demlenmeyle birlikte yaklaşık 5-6 dakika gerekir.
  • Kağıt filtre kullanmadığınızdan kafestol ve kahveol gibi kolesterol ile ilişkilendirilmiş yağımsı bir tad olacaktır.
  • Artık temizlemeniz gereken bir demleyiciniz var. Her kahve yaptıktan sonra iyice durulamak ve mümkünse en fazla 2-3 günde bir deterjanla yıkamak zorundasınız.
  • Kısa vadede keyifli ve eğlenceli olabilir ama birçoğumuz için “zorunlu” hale gelen sabah kahvesini press ile demleme zahmetine katlanmak bir süre sonra canınızı sıkabilir.

Sonuç : Ofiste kahve için press başlangıç için iyi bir alternatif, ama yetmez.

Eğer sizin için en uygun seçeneğin press olduğunu düşünüyorsanız, press seçerken dikkat etmeniz gerekenlere değinen ve sayısız deneylerle sabitlenmiş tarifimizi içeren yazımıza göz atın.

 

Daha az zahmetli ve pratik : Koziol Kaffeebereiter

 

A photo posted by @kahvefikri on

 

Koziol’ün Red Dot ödüllü tasarımı, genel geçer bilinirlik gerektirecek kadar yaygın olmasa da, bence ofis için biçilmiş kaftan. Basit, pratik ve en önemlisi temizliği oldukça kolay. Filtresini bulmak da çok zor değil. Otomatik filtre kahvelerinde kullanılan filtrenin boyu 1×4 iken buna 1×2 boyutunda filtre alıyorsunuz. Demlemesi de oldukça basit, çıkarılabilir haznesine filtreyi yerleştirip kahveyi koyuyorsunuz, altına bardağınızı yerleştirip sıcak suyu dökmeye başlıyorsunuz. Demlemeniz bitince de hazneyi çıkarıp filtreyi çöpe atıyorsunuz. Haftada bir durulayıp 2 haftada bir deterjan ile yıkamak kafi.

Koziol : Artılar

  • Demlemesi kolay ve pratik.
  • Temizliği kolay.
  • Gürültüsüz.
  • Daha yoğun ve aromatik kahve lezzeti.
  • Filtre temini kolay.
  • Denemek isterseniz şu an morhipo.com’da indirimde, ₺79,90

Koziol : Eksiler

  • Bu kadar basit bir aparata göre maliyetli. (Ben Londra’dan 30 paund’a almıştım, morhipo dışında da ₺150 – ₺200 arası fiyat biçiyorlar. Şuradan Google sonuçlarını görebilirsiniz)
  • Ofiste masanızda kullanmak için biraz tehlikeli, kahveyi süzerek demlemeniz gerekiyor.

Sonuç : Press’ten daha iyi olduğu kesin, eğer masanızda yeteri kadar alan varsa en iyi alternatif olabilir.

Koziol Kaffeebereiter satın almak için ben güncel iki kaynak bulabildim;

Eğer Koziol’ünüze kavuştuysanız, Koziol demleme rehberimizi incelemeden geçmeyiniz.

 

Ofiste kahve için ideal : otomatik bir demleyici

İş hayatı çoğumuz için oldukça stresli ve yoğun. Bu yüzden kahvenizi demlemek sizi yorabilir, külfet gibi gelebilir. Bu durum başladığı anda yukarıdaki diğer alternatifler sizin için artık yeterli olmamaya başlayacaktır. Bu yüzden ofiste kahve için ideal çözüm olabildiğince kolay ve olabildiğince zahmetsiz olmalı. Başlamadan önce uyarayım; ofiste kahve için otomatik bir demleyici düşünüyorsanız, bu makinenin rahatça ve temizce kullanılabileceği ortak bir alana ve demleme sırasında çıkacak gürültüye tahammül edebilmeye ihtiyacınız olacak.

 

Çoğulcu ve bereketli : Filtre kahve makinesi

ofiste kahve filtre kahve makinesi

Makineler arasında en uygun fiyatlı ve en basit olanlarından biri. Çıkarılabilir hazneye filtreyi ve kahveyi koyun, su haznesine suyu ekleyin ve tuşa basın. Ortalama 10 dakika içerisinde 10-12 fincan kahveniz hazır. Dikkat edin; eğer ofisiniz biraz kalabalıksa siz demlenmenin bitmesini bekleyene kadar kahve çoktan tükenmiş olabilir. Makineyi kullanmak oldukça basit olsa da, seçmesi o kadar da kolay değil.

Filtre kahve makinesi seçiminde dikkat etmeniz gerekenler

Kapasite

Kahvenizi makinede demliyorsanız, tüm ofise demliyorsunuz demektir. Sabah buram buram kahve kokusu kahveye merakı olmayanların bile ilgisini çekecektir. Herkesin ofiste kahve keyfini yaşayabilmesi için, hazne olabildiği kadar büyük olmalı. Piyasadaki makinelerin ürün sayfalarında genellikle fincan sayısı görürsünüz, satın almadan önce litre cinsinden kapasitesinin en az 1,2 litre olduğuna emin olun.

Öğütücü

En iyi kahve, taze kahvedir. Ofiste kahve için tazelik konusunda tek yapabileceğimiz de olabildiği kadar geç öğütmek. Bunun farkında olan üreticiler artık öğütücülü filtre kahve makineleri sunmaya başladılar. Bence bu en ideal çözüm. Fakat seçmeden önce çekirdek haznesinin en az 250gr kahve alabileceğinden emin olun.

Şunu görürseniz mutlaka alın : Philips HD7751 veya HD7761  – http://www.philips.com.tr/c-p/HD7751_00/grind-brew-kahve-makinesi

Şundan uzak durun : Fakir Café Passion (çok küçük çekirdek haznesi var, kullanımı çok zor, demleme sırasında öğütücüye su buharı kaçıyor, her demlemeden sonra temizlemek zorundasınız. Biz bu hatayı yaptık siz yapmayın.) http://fakir.com.tr/i/66/cafe-passion

Cam sürahi mi inox/paslanmaz çelik sürahi mi?

Bu konu biraz karışık aslında. Her türlü gıda maddesini saklamak için en sağlıklı maddenin cam olduğuna dair genel bir kanı var. Aynı zamanda termos bardaklardan sıcak-soğuk içecekleri içerken hafif bir metal tadı alabilme ihtimalimiz de hiç az değil. İki tercihin de artıları ve eksileri var.

ofiste kahve cam sürahi

Cam tarafındaki güçlü faktörler şöyle : sağlık (camın termosa göre sağlıklı olduğu yakın çevrem tarafından kanıksanmış olmasına rağmen ben termosla camı karşılaştırarak camı kesinlikle kahve demlemek için daha sağlıklı olarak gösteren elle tutulur bir araştırma ya da yoruma rastlamadım, siz  rastlarsanız lütfen paylaşın. Ama “cam sağlıktır” görüşünün toplum tarafından benimsendiği aşikar) , kalan kahve miktarının görülebilmesi, kirlenme durumunun gözle görülür olması.

 

ofiste kahve çelik sürahi

Termos tarafındaki güçlü faktörler ise; camın kırılabilmesi (biz ofiste senede bir sürahi kırıyoruz) ve kahvenin tadını bozmadan sıcaklığını saatlerce koruyabilmesi (genelde cam sürahili makinelerde kahveyi sıcak tutmak için elektrikli bir ocak bulunur. Ama bu yöntem, demlemeden 10 dakika sonra kahvenizi fazla ısıttığından tadını bozar, kafeini iyice aktive eder ve keyfiniz kaybolur gider.)

Özetle; ikisi de uygun, karar sizin.

Bana sorarsanız; üniversite yıllarımda ortamdaki tehlikeleri göz önünde bulundurarak yıllarca termos sürahili bir makine kullandım, ofis ortamı için en sürdürülebilir çözümün termos sürahi olduğunu düşünüyorum.

Ofiste kahve için makine önerileri : Tüm makineler aynı işi yapıyor aslında, suyu kaynatıp kahve ve filtrenin olduğu hazneye sabit bir hızda dökülmesini sağlıyorlar, bu yüzden spesifik makineler haricinde markanın çok önemli olmadığını söyleyebiliriz. Yukarıdaki faktörler daha önemli.

  • Electrolux EKF 7800 : Cam hazneli, 1,5 litre hacimli, çıkarılabilir su hazneli oldukça pratik ve uygun fiyatlı
  • Philips HD 7546 : Benim önerim. Termos hazneli, 1,12 litre hacimli, basit ve pratik, uygun fiyatlı. En uygun fiyatı Metro Grossmarket şubelerinde bulabilirsiniz, ortalama satış fiyatı ₺180 civarı.
  • Arçelik K 8415 : Cam hazneli, 1.8 litre hacmi olduğunu iddia ediyor.
  • DeLonghi ICMOV 210 : Cam hazneli, 1 litre hacimli, küçük ve oldukça şık.

Eğer kahve konusunda ciddiyseniz ve ofiste kahve için nitelikli kahve (specialty coffee) çekirdekleri tercih ediyorsanız, SCAA (Specialty Coffee Association of America)’dan sertifikalı demleyicileri ve Chemex’in Ottomatic’ini önerebilirim.

ofiste kahve chemex
Ottomatic, adı üstünde otomatik bir Chemex demleyicisi. Aşağıdaki linkten ürün sayfasını inceleyebilirsiniz. Ürün videosunu izlemeden geçmeyin.

Kapsüllü espresso makineleri

ofiste kahve nespresso

En yoğun kahve lezzetini sunan demleme yöntemi espressodur. Ama aynı zamanda en zahmetli ve bilgi, beceri gerektiren demleme yöntemidir. İşini seven, tecrübeli bir baristanın elinden çıkan bir fincanı asla ve asla tutmasa da, ofiste kahve için bir alternatif sayılabilir kapsüllü makineler. Ben birçok markanın kapsüllerini ve makinelerini, sütsüz sade espresso içerek denedim ve açıkçası pek memnun kalmadım. Teknoloji ve yöntem, aynı zamanda kahvenin tazelikten uzak olması, kapsülle kahveyi neredeyse otomat kahvesiyle aynı yapıyor. Yani Nespresso’yu deneyene kadar böyle düşünüyordum.

Açıkçası bir kahve sever olarak kahvenin hak ettiği değeri uzun yıllardır bulamamasına öncülük etmiş olan Nestlé’ye karşı pek sempati beslemesem de, Nespresso makinelerini ve kapsüllerini beğendiğimi belirtmeliyim. Özellikle “yöresel” olarak sundukları ve mevsimden mevsime güncellenen seçki kapsüllerinin sunduğu lezzet, vakumlanmış plastik bir paketten bekleyeceğinizden çok daha iyi. Bu yüzden kapsüllü makineleri sadece Nespresso alacaksanız önerebilirim, aksi taktirde otomat kahvesinden çok farklı olamayacaktır. Makine seçerken; eğer latte, cappuccino gibi sütlü içecekleri tercih ediyorsanız, makinenin tek elektrik girişi olduğundan emin olun. Bazı uygun fiyatlı makinelerde köpürtücü ve demleyici ayrı olarak bulunuyor ve iki farklı elektrik bağlantısı gerektiriyor.

Nespresso makinesi satın almak içinhttps://www.buynespresso.com/tr_tr/machines

Not: Ne yazık ki Nespresso Türkiye kapsülleri Euro kurundan satıyor ve Euro kurundaki değişiklikler anında fiyatlara yansıtılıyor. Kapsüller de hiç ucuz değil (10’lu kapsül kutu fiyatları 24 liradan başlıyor)

 

Ben mi?

Ben otomat kahvesine karşı tavrımı press alarak koydum, Koziol ile tanışınca onunla devam edip press’imi yedekte tuttum. Ofiste makine koyabilecek bir yer açılınca, ofiste herkesin sabahını keyifli kılmak adına cam sürahili bir filtre kahve makinesi ile Nespresso UMILK aldık. Filtre kahve makinemizin cam sürahisi büyük bir talihsizlikle kırılınca yeni makine arayışına girdik. Bu arayışımızda en iyi alternatif Philips HD7751 ve HD7761 olsa da, artık Türkiye’ye getirilmediğini üzüntüyle öğrendik. Kararımızı Fakir Café Passion’dan yana kullandık ve 1,5 litre hacimli bu arkadaş bizim yeni makinemiz oldu. Kullanım zorluğu ve öğütme özelliğinin kullanışsızlığı sebebiyle pek sempati toplayamasa da yine sabahlarımızı keyifli kılmaya önemli katkısı oldu. Ta ki bir gün aniden çalışmamaya karar verene kadar. O günden beri bazen Fakir’in çatlamış cam sürahisinin üstüne Hario V60’ımı koyup 2-4 fincanlık demleyiciyle 12 fincan kahve demliyorum, çoğunlukla da Nespresso içiyorum bu aralar. Etiyopya Bukeela Ka’yı tavsiye edebilirim.

Tabii ki ofiste kahve keyfi sadece kahvenin lezzetinden ibaret değil. Bizim ofiste kahve serüvenimiz; bizi birbirimize bağlayan, sabahlarımızı birlikte ve neşeli kılan, sabah sohbetlerimize bahane olan ve güne iyi başlamamız için asıl ihtiyacımız olan şeyin kahve değil bu sohbetler olduğunu görmemizi sağlayan, hoş bir yolculuk olarak yaşanmaya devam ediyor. Buradan iş hayatımı keyifli ve neşeli kılan tüm arkadaşlarıma sevgiler gönderiyorum, Pazartesi gününe de birlikte keyifle başlamak dileğiyle selamlıyorum.

Ofiste kahve keyfi için öneriler” üzerine bir yorum

  1. Paylaşımlarınız için çok teşekkürler. Umarım kahve aşıkları bu bilgilerden uzun süre mahrum kalmaz.

Bir Cevap Yazın